Daha dengeli ve bilinçli bir içki kültürü için...

Facebook grubumuz açılmıştır.

FORUM İÇKİ YORUMLARI ALKOLİZM SİGARA BAĞIMLILIĞI KOKTEYL TARİFLERİ EN GÜZEL RAKI MEZELERİ
Giriş
Parola
Beni hatırla!
Şifremi unuttum !
Üye olmak istiyorum
Anasayfa | Haberler | İçki yorumları | SSS | Tavsiye | İletişim

İÇKİLER HAKKINDA
Bira
Cin
Kanyak
Kokteyl
Likör
Rakı
Rom
Sake
Şampanya
Şarap
Viski
Votka
Tekila

MAKALELER
Kokteyl partisi
Nasıl parti verilir?

TURKISH PUB
Kokteyl tarifleri
En güzel rakı mezeleri
Likör tarifleri

HABERDAR ET
Ekle Çıkar 

ŞAMPANYA

Bu düşüncenin altında, Dom Pierre Perignon, Fransa tarihinin en güzel ve etkileyici kadınlarından Madame de Pompadour ve bir de Fransa'nın "şampanya" adını markaya dönüştüren ve başka köpüklü şaraplar için kullanımını engelleyen yasa yatıyor. Söylentiye göre, 1676 yılında, Epernay'daki Hautvillers Manastırı'nın keşisi Dom Pierre Perignon (1638-1715), ilk köpüklü şarabı rastlantısal olarak elde etti. Değerli şaraplar, geleneğe uyularak, yapıldıktan hemen sonra fıçılara konulup eskitilirdi.

Bu eskitme sırasında, fıçıda, ikinci mayalanma nedeniyle oluşan karbonik gaz normalde uçup gider. Ancak o yıllarda, sonbaharda şişelenen kimi şarapların ilkbaharda yeniden mayalanmaya uğrayıp, tıpaları fırlatması, Champagne'lıları saşırtmış ve bu şaraplara "vindiable", yani şeytani şarap adını takmışlardı, Ama Dom Perignon, bu patlama olayına neden olan mayalanmanın karbonik gazdan kaynaklandığını fark etti ve değişik köylerde yetişen üzümleri karıştırarak, dengeli bir şarap üretmeye başladı. Dom Perignon, tıpaların fırlaması sorununu da, tıpaları şişeye bağlayarak çözdü.

Böylece sıradan şarabın zaten var olan büyüsüne, bir de bu gaz kabarcıklarının büyüsünü eklemeyi başardı. Başardı diyoruz; çünkü, şaraba gerçekten çok zahmetli işlemler uygulamak zorunda kalmıştı. Şaraba şeker ekledikten sonra üç ay fıçılarda bekletmek, bu sırada şişeleri özenle sürekli çevirmek, oluşan tortuyu karbonik gazın çıkmasına izin vermeden çabucak şişenin dışına alabilmek o dönemin olanaklarıyla hayli zordu.

Böylece şampanya, keşiş ve şarap ustası Dom Perignon'dan bu yana hep özel bir içki olarak kaldı.Ancak şampanyanın ününü sadece keşiş Dom Pierre Perignon'a mal etmek, Madame de Pompadour'a haksızlık olur. Fransa krallarının resmi eşleri dışında resmi metresleri de vardı.XV. Louis'nin metresi Chtearoux Düşesi aniden ölünce, kral bu makam için meziyetleri çok konuşulan Madame de Poisson'u seçti.Bunun üzerine genç kadın eşinden boşandı ve Versailles Sarayı'nın çatı katlarından birine yerleşti.Yeni Pompadour markizi, güzel olduğu kadar akıllı, zeki ve kültürlüydü de. Saraylar ve şatolar yaptırdı. Hala ülkenin en değerli mimari anıtları olarak dimdik ayakta duruyor bu yapıtlar. Saraylar ve şatolar tek başlarına bir şey ifade etmeseler de, aslında bunlar iyice incelen Fransız zarafetinin birer simgesi haline dönüştü. Ansiklopediler, hatta Fransızlar'dan pek hoşlanmayan ingilizler'in ansiklopedileri bile, Madame de Pompadour'un yirmi yıllık iktidarı sırasında Fransız beğenisinin doruk noktasına çıktığını yazıyorlar. Diğer yandan Madame de Pompadour, krallığının sonunu hazırlayan bir girişime de önayak oldu. Hür düşünceyi savunan ve 1789 Fransız Devrimi'ne öncülük eden Voltaire'i ve diğer ansiklopedistleri destekledi. Ünlü "Ansiklopedi" biraz da onun desteği ile yayınlanabildi.

İşte bu güzel ve akıllı kadın şampanyanın bütün güzelliğini sağladığını söyleyince, bu içki birden bire saray ve çevresinin favori içkisi haline dönüştü. Bu gelenek, yani şampanyanın bütün güzelliklerin anası olduğu fikri ve lüksü temsil etmesi o günden bugüne sürüyor. Fransız şarapçılık uzmanları, şampanya üretimi sırasında uygulanan işlemlerin aynısının başka yerlerde de yapılabileceğini söylemelerine rağmen, elde edilen şaraba şampanya denilmesi yasayla engellenmiş. Çünkü, aynı teknolojiye sahip tesislerde üretilse de, bu asmalar ithal edilse bile, Champagne yöresinin havasının, suyunun ve rüzgarının bunlarla birlikte ithal edilemeyeceğini iddia ediyorlar. Şampanya, o nedenle Fransa'ya özgü bir içki olarak kaldı ve gelecekte de durumunu sürdürecek gibi görünüyor.

ŞAMPANYANIN KİMYASI

Şampanya da ilke olarak tıpkı köpüklü şarap gibi üretiliyor. Ancak, çok daha zahmetli işlemlerden geçiyor ve daha romantik çağrışımlar yaratıyor. Şampanya, Fransa'nın Champagne bölgesindeki bağlarda elde edilen üzümlerle yapılan köplüklü şaraba verilen ad. Bu ad, özel bir yasayla koruma altına alınmış, yani tescilli bir markaya dönüşmüş. Bu nedenle Champagne bölgesinin dışında üretilen köpüklü şaraplara "şampanya" denilmesi mümkün değil. Champagne bölgesinde yetiştirilen Chardonay, Pinot Noir ve Pinot Meimier üzümlerinden yapılıyor. Sadece bölgede bulunan 250 köy, bu üzümleri yetiştirme hakkına sahip. Şampanyanın üretiminde kullanılan şarap, belirli kalite özelliklerini taşımak zorunda.

Fransızlar ulusal prestij ilişkileri konusunda son derece katı davranıyorlar. Buna üretim yöntemleri de dahil. "Methode champenoise" diye adlandırdıkları bu yöntem şöyle işliyor. Sözü edilen üzümlerden üretilen şaraplar karıştırılarak aynı köpüklü şarapta olduğu gibi önce "cuvee" hazırlanıyor. Üreticiler, kendilerine özgü bu karışımın reçetesini çok önemsiyor ve gizli tutuyorlar. Çesitli bağların üzümlerinden üretilen ve farklı yıllara ait şaraplar karıştırılıyor, üzerine biraz da kırmızı şarap ekleniyor. Bu nedenle şampanya, köpüklü şaraba oranla biraz daha koyu bir renge sahip. Sadece çok verimli geçen bağ bozumu yıllarında cuvee, tek bir yıla ait şaraplar karıştırılarak hazırlanıyor. Bu şampanyaya "Millesime" adı veriliyor.

Şurubun eklenmesinin ardından, ikinci mayalanma işlemi kesinlikle hep şişelerin içinde gerçekleştiriliyor. Bu işlem için şişeler mahzenlerde tutuluyor. Champagne'nın bağcıları, yüzyılları kapsayan tecrübeleriyle tebeşir zeminin altında özel mahzenler kurmuşlar, bunların en eskisi Roma döneminden kalma. Reims ile Epernay arasında, 250 kilometrelik yeraltı depoları uzanıyor. Şarap, sadece kısmen aydmınatılan karanlık, yaklaşık 8 santigrat derecelik sabit sıcaklık ve sabit neme sahip mahzenlerde, kilometrelerce uzanan tahta raflar üzerinde bekletiliyor. Mayalanma işleminin ardından, şarap üç yıl boyunca mahzende dinlendiriliyor. Sonra, arada çalkalanmak üzere, ağzı hafif aşağıya doğru bakacak şekilde püpitr'lere (özel ahşap tezgahlar) alınıyor. Haftalar boyunca, şişeler her gün birkaç kez dinlendiriliyor. Eskiden, görevi şampanya şişelerini çalkalamak olan özel hizmetliler çalıştırılıyordu. Günümüzde bu iş, otomatik tezgahlarda gerçekleştiriliyor.

Sürekli çalkalama sonucu, ikinci mayalanma sırasında ölen mayaların oluşturduğu tortu şişenin ağzında birikiyor. Sırada bu tortunun alınması işlemi var. Bunun için şişeler baş aşağı buz banyolarına daldırılıyor. Burada tortular, etrafındaki sıvıyla birlikte bir buz kitlesine dönüşüyor. Şişenin mantarı çıkarılıyor, basınç yardımıyla buz kitlesi dışarı atılıyor. Oluşan boşluk, şarap ve şampanya liköründen oluşan bir şurupla dolduruluyor. Burada da şampanyanın türünü şurubun içeriği belirliyor; brut, sek ya da dömisek...

Bir şişe şampanya, genellikle 800 santimetre küp, bir şişe köpüklü şarap ise 750 santimetre küp içeriğe sahip. Bunun dışında 1,5 litrelik magnum şişeler ya da izin verilen en büyük şişe olan 3 litrelik çifte magnumlardan da satın alabilirsiniz. Daha eskilerde, her biri kutsal bir adla anılan daha büyük şişeler de vardı. En büyüğünün adı "Nabukadanosor"du. 20 normal şişeyi dolduracak kadar şarap alabiliyordu ve 20 kilo ağırlığındaydı. Ancak özel el arabalarıyla taşınabiliyor ve zarif kadehlerle servis yapılabilmesi için de en az üç hizmetli gerekiyordu. Günümüzde tercih edilmemesini yadırgamamak gerekir...

SOSYAL SORUMLULUK
Alkol bağımlılığı
Sigara bağımlılığı

GÜNCEL HABERLER
Sigaraya kameralı takip
Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu Başkanı Mehmet Küçük, ...»

Trafik kontrolünde fıkra gibi olay!
Ricayla direksiyona geçmesini sağladığı kişi 76 promil alkollü ...»

Yeşilay'dan Efes ismine dava
Türkiye Yeşilay Cemiyeti Başkanı Av. Muharrem Balcı, Efes Pilse...»

Alkol tüketimi korkutuyor
Yeşilay ve İstanbul Valiliği, alkol araştırması yaptı. Yeşil...»

Yılbaşında tadınız kaçmasın!
Umut dolu yeni yıla girerken de tatlı bir telaş sarar insanları. ...»

Sürücülere "Yılbaşı" Uyarısı!
Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonu Başkanı sürücüler...»

Tiryakiye kötü haber!
Tütün mamulleri ve alkol piyasasıyla ilgili idari para cezaları...»

Türk sofrası UNESCO dünya kültür mirası olacak
Türk sofrasını, 2012’de UNESCO dünya kültür mirası listes...»

Şampiyon boksörün durumu ciddi.
Karaciğer yetmezliği nedeniyle tedavi gören eski milli boksör S...»

Alkollü araç kullanmak bakanı koltuğundan etti!
Slovenya'da alkollü araç kullanırken polise yakalanan Yerel Hük...»

ANKET
Sıcak şarap sever misiniz?
Evet
Hayır
Tüm anketler

ÖNEMLİ BİLGİLER
Turkishpub.com üyelik sözleşmesi
Hakkımızda

Anasayfam yap
Sık kullanılanlara ekle
Bize Ulaşın
Sitemizi Tavsiye Edin
Turkishpub.com üyelik sözleşmesi
Hakkımızda
Turkishpub.com © 2010
Tel : 0216 330 59 67
Fax : 0216 330 59 67
İstanbul - Türkiye
Turkish Pub ® ticari bir markadır.
Turkish Pub ® bir Hayal Bilişim ve İnternet Hizmetleri Şirketi markasıdır.
Turkish Pub ® 2001-2010.
Turkish Pub ® markasının tüm hakları saklıdır.